İstanbul'dayız

Üsküdar, İstanbul

Eposta Adresimiz

anadoluavukatofisi@gmail.com

Telefon Numaramız

0538 843 37 77

Boşanma Avukatı - İstanbul - Aile Hukuku

aile hukuku medeni hukuk

Boşanma Avukatı – İstanbul – Aile Hukuku

Boşanma davaları alanında hizmet veren avukatlara boşanma avukatı denilebilir. Anadolu yakasında, Üsküdar’da bulunan ofisimizde Anadolu Avukat olarak profesyonel boşanma avukatlığı hizmeti vermekteyiz. Çağlayan Adliyesi, Bakırköy Adliyesi dahil olmak üzere Avrupa Yakasındaki davalara da hizmet veriyoruz. Bu alanda sorularınız için bize Whatsapp’tan yazabilir ya da ofisimizi ziyaret edebilirsiniz.

Medeni hukuk içerisinde aile hukuku, miras hukuku, kişiler (şahsın) hukuku, eşya hukuku ve borçlar hukukunu barındıran, hukuken birbirleriyle eşit ölçüdeki bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalıdır.

Aile hukukunun konuları:
– Nişanlanma, evlenme ve boşanma,
– Boşanmada mal paylaşımı ve mal rejimleri,
– Aile konutu ile ilgili durumlar,
– Çocuk (evlatlık) edinme ve velayet,
– Çocuk hakları ve kadın hakları,
– Nafaka

İçindekiler

BOŞANMA DAVASI HANGİ MAHKEMEDE GÖRÜLÜR?

Bu iki tür boşanma davasında görevli mahkeme; aile mahkemesidir, o yerde aile mahkemesi yok ise aile mahkemesi sıfatı ile asliye hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise; eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önceki son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Eşlerin birlikteliğini İstanbul da sürdürmeleri durumun da ilgilinin veya boşanma avukatı İstanbul da davayı açması gerekmektedir.

Şayet dava görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılırsa; Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir. Fakat mahkeme bunu kendi kendisine yapmaz, tarafların talebi üzerine dosyayı görevli veya yetkili mahkemeye gönderir.

Davanın görevli mahkemede açılması dava şartıdır. Dava şartına uygun bir şekilde dava açılması zorunluluktur. Aksi takdirde dava usulden reddedilecektir.

Kesin yetki halleri dışındaki yetkiler dava şartı değildir. Boşanma davasında yetkisizlik hali söz konusu ise bunu mahkeme kendi kendine tespit etmez. Yetki itirazının cevap dilekçesi ile ileri sürülmesi gerekmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 19’uncu maddesi uyarınca davalı tarafından süresi içinde  ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulması gerektiği, aksi halde yetkisiz mahkemenin yetkili hale geleceği düzenlenmiştir.

Bütün bu usul işlemlerini avukatsız takip zor olacağı için bir avukat aracılığı ile takip etmeniz daha sağlıklı olacaktır. 

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR?  

Hazırlanmış olan boşanma dava dilekçesi ve nüfus cüzdanı ile yetkili aile mahkemesine başvurulur. Dava için gerekli harçların ve masrafların yatırılması gerekmektedir.

Gerekli evraklar; Boşanma dava dilekçesi, vekaletname, nüfus cüzdanı fotokopisi, gerekli harçların ve gider avansının yatırıldığına dair makbuzlar, dilekçede belirtilmiş ve hazır olan deliller

KİMLER BOŞANMA DAVASI AÇABİLİR?

Bu davanın davacısı da davalısı da ancak eşler olabilir. Eşlerden biri ayırt etme gücüne sahip ama kısıtlı olsa dahi boşanma davası açabilmektedir. Tarafların mirasçıları, yasal temsilcileri boşanma davası açamaz.

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA NEDİR?

Türk Medeni Kanunu’nda, anlaşmalı boşanma dışında kalan ve her türlü boşanma sebebine dayalı açılabilecek olan, yani boşanma ve boşanmanın ferileri hususunda anlaşılamadığı için açılabilecek olan, boşanma davası türüdür. Çekişmeli boşanma davası için evlilik birliğinin ne kadar sürdüğü önemli bir husus değildir.

ANLAŞMALI BOŞANMANIN ŞARTLARI NELERDİR?

Türk Medeni Kanunu’na göre bazı şartların varlığı halinde bu yola gidilebilmektedir. Şayet evlilik birliği en az bir yıl sürmüşse tarafların bu yolu seçmesi daha avantajlıdır, boşanma süreci daha çabuk sonuçlanır.

Şartları;

  • Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması
  • Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğer eşin davasını kabul etmesi
  • Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek boşanma kararı için kanaat getirmesi
  • Tarafların boşanma ve boşanmanın ferilerini düzenledikleri anlaşma protokolünün hâkim tarafında uygun bulunması

 Anlaşmalı boşanma, bir boşanma protokolüne dayanmaktadır. Bu protokol ile; mal paylaşımı, nafaka, velayet vs. hususlar düzenlenir. Hâkim, tarafları bizzat dinledikten sonra taraflarca hazırlanmış ve imzalanmış boşanma protokolünü uygun bulduğu takdirde tarafların boşanmasına karar vermektedir. Boşanma protokol örneğine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

BOŞANMA DAVASI NE KADAR SÜRER?

Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına göre çok daha hızlı sonuçlanır.

Ama kabaca belirtirsek; anlaşmalı boşanma 1-2 ay, çekişmeli boşanma 10-11 ay, belki daha fazla, sürmektedir.

Şayet bir avukat aracılığı ile takip edilirse hiçbir adım atlanmayacağından hak veya menfaat kaybı yaşanması söz konusu olmayacaktır. Ayrıca bir avukat aracılığı ile takip etmek süreci bazı noktalarda hızlandırabilmektedir.

BOŞANMA SEBEPLERİ

  • Zina
  • Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
  • Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
  • Terk
  • Akıl hastalığı
  • Evlilik birliğinin temelden sarsılması

Türk Medeni Kanunu’nda sayılan boşanma sebepleri ile boşanma davası açılabilmektedir. Bu sebepler dışında başka sebeplere dayanarak dava açılamaz.

MUTLAK BOŞANMA SEBEBİ NEDİR?

Mutlak boşanma sebebi; kanunda sayılan boşanma sebeplerinin ispatlanmasının boşama için yeterli olacağı hallerdir. Diğer durumlarda boşanma sebebinin yanında, bu sebeple evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğinin de ispatlanması gerekmektedir. Türk Medeni Kanunda düzenlenmiş olan zina, hayata kast pek kötü veya onur kırıcı muamele, terk, eşlerin anlaşması mutlak boşanma sebepleridir.

TERK

Terk, bir eşin ortak hayata son vermesidir ve mutlak boşanma sebebidir. Fakat, her ortak hayata son verme arzusu ile evden ayrılmış olmak hukuki anlamda terk anlamına gelmeyebilir. Bunun için bazı şartların varlığı gerekmektedir.

  1. Evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeme amacı ile ortak konutu terk etmiş olması/ortak hayata son verilmiş olması
  2. Terkin en az 6 ay sürmüş olması
  3. Terk eden eşe hâkim veya noter tarafından eve dönmesi için ihtarda bulunulmuş olması ve buna rağmen eşin dönmemesi

EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELDEN SARSILMASI NE DEMEK?

Kısaca şiddetli geçimsizlik olarak açıklayabileceğimiz genel boşanma sebebidir. Bu sebebin içine pek çok durum koyabiliriz. Her somut olaya göre değişiklik göstereceğinden, tarafların şiddetli geçimsizlik iddiaları mahkemece değerlendirilecek ve buna göre boşanmaya karar verilecektir.  Fakat bu durum tek başına boşanma için yeterli değildir. Evlilik birliğinin temelden sarsılması ile ortak hayatın artık sürdürülemeyeceği de ispatlanmalıdır.

Özel boşanma sebebi var ise kusur durumlarının ispatlanması gerekmez ama genel boşanma sebebi varsa, tarafların kusurları ispatlanmalıdır.

Yani bu genel boşanma sebebine dayanarak boşanma kararının verilebilmesi için boşanmak isteyen taraf, karşı tarafın kusurlu veya kendisine göre daha fazla kusurlu olduğunu ispatlamak zorundadır.

BOŞANMA DAVASINDA KUSUR

Boşanmada kusur, evlilik birliğinin eşlere yüklediği yükümlülüklerin ihlal edilmesi olarak tanımlanabilir.  Bu yükümlülükleri ihlal edecek pek çok hareket söz konusu olabilir. Örnek olarak; eşe karşı şiddet uygulamak, hakaret etmek, cinsel birliktelikten kaçınmak, ahlak dışı teklifte bulunmak gibi hareketler kusurlu hareket olarak sayılabilir. Örnekleri daha da arttırabiliriz bu yüzden somut olaya göre değerlendirmek gerekmektedir.

Tarafların kusurlarını; sunulan delillere ve hâkimin kişisel kanaatine dayanarak mahkeme tespit eder. Kusur durumu; boşanmanın sonuçları olan mal rejimi, tazminat, nafaka, velayet gibi konular hakkında karar vermek için oldukça önemlidir.

BOŞANMA DAVASINDA DELLİLLER NELER OLABİLİR?

Deliller oldukça önemlidir. Şayet boşanma davası ile iddiasını ileri süren eş, bu iddiasını deliller ile kanıtlayamazsa boşanma davası reddedilecektir.

Deliller açısından çok önemli olan bir başka nokta ise delillerin hukuka uygunluğudur. Hukuka aykırı elde edilmiş deliller hiçbir şekilde davanın konusu olamazken hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delil mahkeme tarafından dikkate alınacaktır. Mahkemede iddia edilen vakıaların ispatında özel hayatın gizliliği ihlal edilmemeli, kişisinin onurunu ve haysiyetini zedeleyici deliller sunulmamalıdır. Tanık, sms, Whatsapp mesajları, telefon kaydı, sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar, fotoğraflar, kamera görüntüleri, banka kayıtları vs., hukuka uygun olduğu takdirde, delil olarak kullanılabilecektir  

Örnek vermek gerekirse; bir eşin telefon kayıtlarını ancak mahkeme kanalı ile talep edip dinlersek bu hukuka uygun bir delil olabilir. Fakat, diğer eşin rızası olmadan alınan ses kaydı, kişisel verileri ele geçirme suçunu oluşturacaktır, hukuka aykırı olacağı için bu delil mahkeme tarafından dikkate alınmayacaktır.

BİR TARAF BOŞANMAK İSTEMEZSE NE OLUR?

Eşlerden biri boşanmak istemezse boşanmanın gerçekleşmeyeceği hususu doğru bilinen yanlışlar arasındadır. Boşanmak isteyen eş, kanunda sayılan boşanma sebeplerine dayanarak iddialarını deliller ile ispatlaması gerekmektedir. Bazı durumlarda boşanma sebebinin ispatı yanında, bu sebep ile ortak hayatın çekilmez hale geldiği de ispatlanmalıdır.

Anlaşmalı boşanma davası açıldıktan sonra eşlerden biri boşanmak istemediği takdirde anlaşmalı boşanma davası,  çekişmeli boşanma davasına döner.

NAFAKA MİKTARI NASIL BELİRLENİR?

Koşullar uygun ise evet, nafaka da tazminat da talep edilebilir.

Kusursuz veya daha az kusurlu taraf tazminat talep edebilmektedir. Taraflardan birinin manevi tazminat talep edilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı zarara uğramış olması gerekir.

Boşanma ile gündeme gelebilecek nafakalar; tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakasıdır.

Tedbir nafakası, eş veya ergin olmayan çocukların geçinmesini sağlamak için hükmedilebilecek olan nafaka türüdür.

İştirak nafakası; velayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hâkim tarafından hükmedilen nafaka türüdür.

Yoksulluk nafakası, boşanma halinde bir eş yoksulluğa düşecek ise diğer eşten talep edebileceği nafaka türüdür.

Duruma göre taraflar veya hâkim kendi kendine nafakaya hükmedebilir. Fakat her durum için farklı olacağından bir avukata başvurmak, hak ve menfaat kaybı yaşamamanız açısından çok daha yararlı olacaktır.

BOŞANMA DAVASINDA NAFAKA VEYA TAZMİNAT TALEP EDEBİLİR MİYİM?

Genel olarak nafaka miktarları, eşlerin mali durumuna, ihtiyacına, varsa çocuğun ihtiyaçlarına göre hesaplanır.

Tedbir nafakasına hükmederken hâkim takdir yetkisini kullanır. Miktarı hesaplarken de eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına sağlayacak şekilde tedbir nafakasına hükmetmesi gerekir.

Aynı zamanda nafaka borçlusu eşin de mali durumu değerlendirilerek, nafaka alacaklısı eşin ve varsa çocukların ihtiyacı oranında nafakaya hükmedilecektir.

İştirak nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Bu nafaka, talep edilmeksizin hâkim tarafından da hükmedilebilir. 

Yoksulluk nafakası hesaplanırken göz önünde bulundurulacak hususun, boşanma ile nafaka talep edecek kişinin yoksulluğa düşecek olması olduğunu belirtmiştik. Bu durum her somut olaya göre farklılık göstereceğinden ötürü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşmiş içtihatlarında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür, eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul olarak kabul edilmesi gerektiğini değerlendirmiştir.

BOŞANMADA ÇOCUK VELAYETİ

Boşanmadan sonra velayet, hâkimin takdirine göre anaya ya da babaya verilir. Velayetin genelde anneye verildiğini görsek de babaya da verilebilir. Hâkim velayetin kime verileceğine karar verirken sadece çocuğun menfaatini gözetir. Yani çocuk kimin yanında sağlıklı bir şekilde yaşayacak ise o eşe velayeti verir. Bunun maddi durumla veyahut boşanmadaki kusur durumu ile ilgisi yoktur.

Velayete sahip olmayan ana ya da baba, çocukla kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir. Bu sebeple hâkim velayete sahip olmayan eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi düzenlemek zorundadır.

Boşanmada çocuğun velayeti; çocuklu eşlerin boşanma aşamasında karşılaştıkları en büyük çıkmazlardan bir tanesidir. Türk toplum yapısının en küçük yapı taşı olan aile; çeşitli nedenlerle bozulmak durumundadır. Böylesi durumlarda çocukların velayetinin kimde olacağı ve malın nasıl paylaşılacağı belirsizliklere neden olur. Ancak aile yapısını konu edinen Türk Medeni Kanunu; boşanmada çocuğun velayeti kime verilir sorusuna net yanıtlar bulunabilmesine imkân sağlar.

Boşanma aşamasındaki çocuklu eşlerin çocuklarına dair kararı Türk Medeni Kanunu düzenlemelerini dikkate alan hâkimler verir. Karar verilirken çocuğun yararı göz önüne alınır. Daha açık bir ifade ile hâkim; çocuğun velayeti kimde olacak sorusuna cevap ararken anne ve babanın yaşam tarız, gelir durumu ve diğer pek çok değişkeni değerlendirerek çocuğun gelişimi konusunda faydalı olacak kararı verir. Hâkimlerin karar alması aşamasında uzman pedagoglardan destek alındığı durumlar olur. Söz konusu açıklamalar dikkate alındığında boşanmada çocuğun velayetinin kime verileceği ile ilgili net bir ifade yoktur.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hangi Hallerde Anneye Verilir?

Boşanmada çocuğun velayeti anne ve baba arasında mantıklı bir tercih yapılarak verilir. Bu karar esnasında dikkat edilen öncelikli unsurlar arasında çocuğun yaşı gelir. Zira çocuklar belirli bir yaşa kadar anne bakımı ve şefkatine muhtaçtır. Böylesi durumlarda çocukların anneden ayrılması çocuğun yararına olmayacaktır.

Türk Hukuk Sistemi açısından genel uygulamalarda 3 yaşına kadar çocuğun velayeti anneye verilir. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri olan 3 yaşına kadarki çocukların anne şefkatine ve bakımına olan ihtiyacı hukuk sistemimizde de kabul edilir. Uygulamada bu durumun istisnaları bulunsa da boşanmada çocuğun velayeti davalarında kararların büyük çoğunlu –çocuğun 3 yaşına kadar olması halinde- anne lehinedir. 3 yaşına kadarki çocukların anneye verilmesi durumlarında annenin işi veya ekonomik durumu çok dikkate alınmaz. Bu nedenle 3 yaş ve altındaki çocukların anneye verilmemesi ihtimali çok düşüktür.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Babaya Verilir?

Türk Medeni Kanunu’na göre çocuğun babaya verilmesinde de bazı şartların varlığına dikkat edilir.

3 yaşından büyük ve 7 yaşından küçük çocukların anne şefkatine ve bakımına daha az ihtiyaç duyduğu düşünülür. Ancak bu yaş aralığındaki çocukların da babaya verilmesi bir istisna olarak görülür. 3 ila 7 yaş arasındaki çocuğun babaya verilmesi için annenin aşağıdaki koşullarda olması gerekir;

  • Anne çocuğuna zarar verebilecek durumdaysa,
  • Anne çocuğa bakmaktan aciz ise,
  • Annenin sağlığı çocuğa bakmaya engelse velayet babaya verilir.

Boşanmada Okul Çağındaki Çocuğun Velayeti

6 ila 12 yaş arası olarak da değerlendirilebilecek olan çocuklarda yaşın yine belirleyici bir unsur olduğu kabul edilir. Ancak burada devreye maddi imkânlar da girer. Boşanmada çocuğun velayetine konu olan çocuk 6-12 yaş aralığındaysa maddi imkânı iyi olan eş velayeti alır. Ancak karar verilmeden önce Sosyal Hizmetler tarafından hazırlanan rapora bakılır. Rapor çok bağlayıcı olmasa dahi hakimin karar vermesine yardımcı olur.

Boşanmada Çocuğun Velayeti Verilirken Çocuğa Sorulur mu?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 12 yaşından büyük çocuklara velayet konusunda fikirleri sorulur. 12 yaş ve üzerindeki çocukların kendilerini rahatça ifade edebiliyor olmaları fikirlerinin alınmasına neden olsa da çocukların fikri hâkimlerin kararında bağlayıcı değildir.

Hukuk sisteminde her olayın kendi özelinde değerlendiriliyor olması boşanma esnasında çocuğun velayetinin verilmesi konusunu da etkiler. Bu nedenle boşanma aşamasındaki eşler için çocuğun velayetinin alınması genellemeler yapılarak belirlenemez. Bu konuda bir avukattan danışmanlık almak elzemdir.

Boşanmada Mal Paylaşımı

Boşanma aşamasındaki eşler için çekişmeli konulardan bir tanesi de boşanmada mal paylaşımı olur. Malların adil bir şekilde paylaşılması ve tarafların mağdur olmaması konusunda hukuki düzenlemeler var olsa da hukukun doğası gereği her olayın kendi dinamikleri ile değerlendirilmesi boşanmada mal paylaşımı noktasında farklı uygulamaların varlığına işaret eder.

Boşanmada mal paylaşımı; evlilik birliğini sona erdirmek üzere olan eşlerin malları nasıl paylaşacakları konusunda düzenlemeleri ifade eder. 01.01.2002 tarihine kadar Mal Ayrılığı Rejimi esas alınırken bu tarihten sonra Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi kabul görmüştür. Her iki rejim de evlilik ile elde edilen mallar üzerinde düzenlemeler getirir. Ancak 2 rejimin ortak yanı evlilik öncesinde kişiye ait olan malın boşanma esnasında paylaşıma dahil edilmemesi üzerinedir.

Boşanma davası sonuçlandıktan sonra açılacak olan boşanmada mal paylaşımı davası boşanma davası ile açılamaz.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanma raddesine gelen çiftler için malların paylaştırılmasında 3 farklı değerlendirme bulunur. Mal paylaşımı davasında tarafların talep edeceği durumlar;

  • Katılma Alacağı
  • Katkı Payı Alacağı
  • Değer Artış Payı Alacağı olur.

Boşanmada paylaştırılacak olan mallar evlilik birliği süresinde edinilen mallardır. Bu nedenle evlilik öncesi alınan malların paylaştırılması gibi bir durum söz konusu olmaz. Kural olarak evlilik birliği süresi içerisinde edinilen mallar eşit olarak paylaştırılsa da bu kuralı değiştirecek bazı unsurlar vardır. Mal paylaşımı gerçekleştirilmeden evvel eşlerin kendilerine ait olan malları geri alması istenir. Peki, kişiye ait olan mallar nelerdir?

  • Evlilik öncesinde eşlerden birine ait olan veya evlilik süresi içinde eşlerden birine miras yolu ile kalan malvarlığı,
  • Eşlerden birinin 3. taraflardan elde ettiği manevi tazminatlar,
  • Yukarıda sayılan kişisel malların yerine geçen para veya değerler kişisel mal olarak kabul edilir ve paylaşıma dâhil edilmez.

Kişisel mallar geri alındıktan sonra evlilik birliği süresince ‘edinilmiş mallar’ olarak nitelendirilen mallar yarı yarıya bölüşülür.

Edinilmiş mallar;

  • Çalışma karşılığı elde edilen değerler,
  • Kişisel mallardan elde edilen kazançlar,
  • SGK, sosyal yardım kuruluşları veya sendikaların yaptığı ödemeler,
  • İş kazası vb. durumlar nedeniyle elde edilen tazminat,
  • Edinilmiş malların yerine geçebilecek diğer değerler olarak kabul edilir.

Eşlerin edinilmiş mallar arasından hangilerinin kişisel mal olarak kabul edileceğini yapacakları Mal Rejimi Sözleşmesi ile belirleyebilirler. Sözleşme yapılmadığı hallerde eşlerden biri edinilmiş malı kişisel mal olarak nitelendiriyorsa bu iddiasını ispat etmek zorundadır. Aksi takdirde bu mal edinilmiş mal olarak kabul edilir.

Boşanmada Mal Paylaşımı Davası

Boşanmada mal paylaşımı davasının açılabilmesi için boşanmanın gerçekleşmiş olması gerekir. Bu nedenle kural olarak evlilik devam ederken dava açılamaz. Davanın açılması ile ilgili acele etmeyen eşler için belirli bir zamanaşımı süresi olduğunu vurgulamak gerekir. Kanunun işaret ettiği zamanaşımı süresi boşanmada mal paylaşımı davası için 10 yıldır. 10 yıllık sürenin aşılması dava hakkının kaybı anlamına gelir. Burada 10 yıl hesabı yapılırken başlangıç boşanmanın sonuçlanması olarak görülür.

Boşanmada mal paylaşımı ile ilgili süreleri geçirmek istemeyen eşler boşanma davası devam ederken dava açar. Mahkeme davanın henüz boşanma gerçekleşmediği için bekletilmesini uygun görür. Boşanma gerçekleşir gerçekleşmez boşanmada mal paylaşımı davası görülmeye uygun hale gelir. Böylece herhangi bir hak kaybı yaşanmasının önüne geçilir.

Boşanmada mal paylaşımının zaman zaman çekişmeli geçmesi eşlerin haklarını arama konusunda desteğe ihtiyaç duymalarına neden olur. Bu durumda boşanmada mal paylaşımı iyi bir avukattan yardım alınması şarttır.

ZİYNET EŞYALAR KİMDE KALIR?

Düğün esnasında takılan takılar hangi eşe takılırsa takılsın, erkeğin kullanımına mahsus olanlar hariç, hepsi kadına aittir.

Ziynet eşyalar boşanma dilekçesinde belirtilerek dava esnasında talep edilebileceği gibi boşanmanın kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile de talep edilebilir.

Ziynet eşyalar mal paylaşımı hesabına dahil edilmez.

SIKÇA SORULAN SORULAR

TEK CELSEDE BOŞANMAK MÜMKÜN MÜ?

Tek celsede boşanmak, anlaşmalı boşanma davası açıldığı takdirde mümkün olabilmektedir. Boşanma protokolü ile boşanma ve diğer hususlar üzerinde anlaşmaya varıldığı için süreç uzatılmaz. Fakat çekişmeli boşanma davasında bu pek mümkün olmamaktadır.

TARAFLAR MAHKEMEYE GELMEK ZORUNDALAR MI?

Açılmış olan davanın avukatla veya şahsen takip edilmesi durumuna göre soruya verilecek cevap değişecektir. İlgililerin, kendi çevrelerinden veya kendi araştırmaları neticesinde İstanbul boşanma avukatı tavsiye ve referanslarına itibar etmesi ve boşanma alanında uzman avukatlarla çalışmayı tercih etmesi önem arz etmektedir.
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar mahkemeye gelerek, bizzat hâkim huzurunda, neden boşanmak istediklerini beyan etmek zorundalardır.
Çekişmeli boşanmada tarafların gelmesi şart değildir. Vekil aracılığı ile takip edildiği takdirde, vekilin mahkemede bulunması da yeterli olacaktır.

DOSYANIN KARARA ÇIKMASI NE DEMEK?

Boşanmaya ilişkin gerekçeli kararın yazılması için dosyanın hâkimin önünde beklediğini ifade eder. Gerekçeli karar yazılmadan kararın kesinleşme süreci başlamaz.

DOSYANIN KARARA ÇIKMASI NE DEMEK?

Boşanmaya ilişkin gerekçeli kararın yazılması için dosyanın hâkimin önünde beklediğini ifade eder. Gerekçeli karar yazılmadan kararın kesinleşme süreci başlamaz.

BOŞANDIKTAN SONRA KİMLİK DEĞİŞİM SÜRECİ

Boşanma kararının verilmesinden sonra, genelde 2-3 hafta içinde, gerekçeli karar yazılır. Bu karar taraflara tebliğ edilir. Kararın taraflara tebliğinden sonra 2 haftalık istinaf süresi başlar. Bu süre içinde istinaf mahkemesine başvurulmazsa karar kesinleşir ve yaklaşık bir hafta içinde boşanma kararı nüfusa geçer. 

BOŞANMA DAVASI E- DEVLETTE GÖRÜNÜR MÜ?

Evet. turkiye.gov.tr adresi üzerinden, dava dosyası sorgulama kısmından ulaşabilirsiniz.
Aynı zamanda vatandaş portal üzerinden de dosyalarınızı takip edebilirsiniz. vatandaş.uyap.gov.tr

BOŞANDIKTAN SONRA TEKRAR EVLENMEK İÇİN NE KADAR ZAMAN GEÇMESİ GEREKİR?

Erkeklerde herhangi bir zaman kısıtlaması yoktur, boşanma davası kesinleştikten sonra erkekler isterlerse hemen evlenebilirler. Fakat kadınlarda Türk Medeni Kanunu md.132 uyarınca “iddet süresi” mevcuttur. Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi için 300 günlük süre geçmesi gerekir. Bu durum soyun karışmaması için, yani kadın hamile kaldığında babanın kim olduğu anlaşılabilmesi, 300 günlük bir bekleme süresi vardır. Fakat günümüzde tıp ilerlemiş olduğu için kadın önceki evliliğinden hamile olmadığını ispatladığı takdirde hâkim bu süreyi kaldırır.

BOŞANMA DAVASI ESNASINDA EŞLERDEN BİRİ ÖLÜRSE NE OLUR?

Boşanma davası ile eşler, aynı zamanda, birbirlerinin yasal mirasçılık sıfatını da sonlandırma iradelerini ortaya koyarlar. Dava sürecinde eşlerden biri ölürse, kanun koyucu bu sonlandırma iradesini korumak amacıyla, davaya TMK md.181 uyarınca ölen eşin yasal mirasçılarının devam etmesine imkân sağlayan bir düzenleme getirmiştir.
Ölen eşin yasal mirasçıları davaya katılmak suretiyle, sağ kalan eşin yasal mirasçılık sıfatını sona erdirebilmek için; sağ kalan eşin kusurunu ispatlamaları kendilerinden beklenecektir. Gerekli şartların sağlanması ile ölen eşin yasal mirasçılarının davaya katılımı ile, sağ kalan eşin yasal mirasçılık sıfatı sona erdirilir.

BOŞANMA SÜRECİNDE UZAKLAŞTIRMA TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Eşlerden birinin saldırısına, hakaretine, sözlü veya yazılı tacizine maruz kalan, özellikle kadınlar, kişilerce başvurulabilecek bir yoldur. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu uyarınca, mahkeme tarafından uygulanacak koruma tedbirlerinden biri de uzaklaştırma kararıdır. Aile içi tehdit ve şiddet olması durumunda şiddet uygulayan eşin evden uzaklaştırılmasına imkân vermektedir. Diğer eşin kendine belirli bir mesafeden fazla yaklaşmamasına yönelik mahkemeden geçici hukuki koruma talep edilebileceği gibi kendisini iletişim cihazlarıyla dahi rahatsız etmemesi yönünde kanunda öngörülen çeşitli geçici hukuki koruma taleplerinde bulunabilirler. Bu durum genelde kadınların başına gelse de erkeklerin de başına gelebilmektedir ve erkekler de uzaklaştırma talep edebilmektedir.

BOŞANMA DAVASINDA BOŞANMA AVUKATI TUTMAK ŞART MI?

Hukuk sistemimizde, davayı avukat ile takip etme zorunluluğu yoktur. Dileyen kişiler davalarını kendi kendilerine takip edebilirler.
Ancak, dava sürecinin bir tek dilekçe hazırlamakla bitmediğini hatırlatmakta fayda var. Dava devam ederken pek çok usul işlemi yapılmaktadır ve bu işleri bir avukat olmadan takip etmek çok zordur. Hak kayıplarına mahal vermemek, mağduriyetler yaşamamak adına bir avukat aracılığı ile davanın takip edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

BOŞANMA DAVASI NE KADAR MAL OLUR?

Dava açarken masraflar ve harçlar mahkeme veznesine yatırılmalıdır. Şayet harçlar ve masraflar yatırılmadan, sadece dilekçe ile dava açılmışsa, hâkim harçların ve masrafların yatırılması için süre verir. Bu süre içinde de yatırılmazsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

ANLAŞMALI BOŞANMA DİLEKÇEĞİ ÖRNEĞİ

…….. NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

DAVACI                                   :

Adresi                                     :

DAVALI                                    :

Adresi                                     :

KONU                          : Anlaşmalı Boşanma

Açıklamalar                            :          

  1. Davalı ile …………………… tarihinden bu yana evliyiz.
  2. Davalı ile uyum sağlayamadığımız için müşterek hayatımız çekilmez bir hale gelmiş, evliliğin devamında tarafların ve toplumun hiçbir menfaati kalmamış ve evlilik birliği fiilen bitmiştir. 
  3. Davalı ile medeni bir şekilde bir araya gelerek şartları ayrıntılı olarak görüştükten sonra boşanmanın hukuki ve mali sonuçlarını düzenleyen ve ekte sunulan protokolü birlikte imzalayarak kabul ettik.

HUKUKİ NEDENLER    : Türk Medeni Kanununun 166. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve ilgili kanun hükümleri

HUKUKİ DELİLLER       :

NETİCE VE TALEP        :          

                                                                                                                                    DAVACI

EKİ:

  1. Protokol aslı
  2. Davacı nüfus cüzdanı fotokopisi
  3. Davalı nüfus cüzdanı fotokopisi

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOLÜ ÖRNEĞİ

            Davacı ……. ve davalı eş ………karşılıklı olarak anlaşma sureti ile boşanmaya karar vermiş olup işbu protokol taraflar arasında tanzim edilmiştir. Bu protokol uyarınca;

  1. BOŞANMA HUSUSU:

            Davacı ……….. tarafından davalı eş ……… aleyhine açılan boşanma davası davalı eş tarafından kabul edilmiştir.

  • VELAYET
  • NAFAKA VE TAZMİNAT HUSUSU:
  • ORTAK MALLAR VE KİŞİSEL EŞYA PAYLAŞIMI:
  • YARGILAMA GİDERLERİ HUSUSU:

            Dört maddeden oluşan iş bu protokol kendi içinde bir bütündür ve taraflarca hiçbir etki ve baskı altında kalmaksızın ….…/…..…/2020 tarihinde imza altına alınmıştır. Herhangi bir nedenle anlaşarak boşanma gerçekleşmediği takdirde hükümsüzdür.

           (İmza)                                                                                        (İmza) 

          Davacı                                                                                         Davalı

       (Ad-Soyad)                                                                               (Ad- Soyad)

Yazımızı Beğendiniz mi?

Bu yazıyı puanlayın

Ortalama puan / 5. Oy sayısı:

Av. Aytaç Kındır
Av. Aytaç Kındır

Lise öğrenimini Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamlayarak akabinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Lisans eğitimi esnasında Hukuk Klinikleri biriminde gönüllü olarak hizmet vermiş ve hukuk pratiğini geliştirmiştir. Halen, Anadolu Üniversitesi'nin Yönetim Bilgi Sistemleri Bölümü'nde ikinci üniversite öğrenimine devam etmektedir. İstanbul Barosu Kişisel Verilerin Korunması Komisyonu Üyesidir. İşveren ve İşveren Vekili İçin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sertifikası sahibi olup İş Hukuku, İşçi/İşveren vekilliği ve Şirketler Hukuku alanında birçok seminer ve eğitime katılmış ve müvekkillerine hizmet vermektedir. İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

5 Şu ana kadar yapılmış yorumlar

Avatar

BirsenYayın tarihi 11:27 pm - Oca 29, 2020

Biz küçükken annemi dayılarım kandırıp tapuya götürüp imza arttırıyorlar Dedemden kalan tarlaları üstlerine yapmışlar geri bozdurma imkanımız varmi

Avatar

İsa Y.Yayın tarihi 11:07 pm - Mar 10, 2020

Sayın hocam selamlar.
Benim annem vefat edenden sonra babam başka biriyle resmi nikahla evlendi babamın mirasından işte köyde tarla arsa ağaçlık filan…
sonraki evlendiği eşine miras kalıyor peki babamın sonraki evlendiği eşi vefat edince kendisine düşen miras kime kalıyor .
Sonraki eşten babamın çocuğu yok kadının önceki kocasından var.
Yalnız kalan miras kadın babamla evlenmeden önce edinilmiş.
Cevaplarsanız sevinirim saygılar.

Avatar

SenaYayın tarihi 9:05 pm - Mar 19, 2020

İyi akşamlar benim babam öleli 25sene oldu ben hakkımı isteyince kötü sözlere maruz kaldık amcalarımdan maddi durum iyi olmadıgı için de hic bir sey yapamadım birde tarlaları ekip hakkımı vermiyor babama ait her şey dair tabu olmadığı için hiç bir şey yapamıyorum lütfen yardım edin

Avatar

AhmetYayın tarihi 1:19 am - Mar 31, 2020

Merhabalar dedem öz nenemle resmi evliyken arsa almıştı nenem öldükten sonra üvey nenemle resmi nikah kıydı ve dedem öldü ardından üvey nenem öldü öz nenemden 8 çocuk üyey nenemden hiç çocuğu olmadı şimdi üvey neneminde payı varmı arsada veya üvey nenemin kardeşlerinin

Avatar

FilizYayın tarihi 10:58 pm - Nis 6, 2020

Mrb. Eşimle ikinci evliliğimi yaptım. Eşimin önceki evliliğinden bi kızı var. Bizimde 3 yaşında oğlumuz var. Eşimle evlendiğinde borçlarından başka hiçbirşeyi yoktu. Benim vefat eden annemden kalan mirasla ev yaptırdık birikim falan biyerlere geldik. Şimdi evimiz arabamız herşeyimiz var. Fakat ben evlilik birliği içinde edinilmiş malların ve de benim anneden gelen arsa tarla ev hepsinin kendi çocuğuma kalmasını istiyorum çünkü esimin zaten biseyi yoktu. Ilerde Mal paylaşımı nasil olur ya da bunun icin bi sozlesme var mi teşekkürler

Bir cevap yazın

Don`t copy text!