İstanbul'dayız

Üsküdar, İstanbul

Eposta Adresimiz

anadoluavukatofisi@gmail.com

Telefon Numaramız

0538 843 37 77

İş Kazası Geçirdim Haklarım Neler?

Hukuk alanında yazdığımız yazıların listesine bu sayfadan ulaşabilirsiniz.

İş Kazası Geçirdim Haklarım Neler?

Öncelikle başınıza gelen iş kazası için geçmiş olsun. Türkiye’de iş kazalarına çok sık rastlanıyor.

İş kazasının durumuna göre maddi ve manevi tazminat alma şansınız, hatta çalışamadığınız günler için de ödeme alma şansınız var. Aşağıdaki 3 soruluk testi çözerek hızlıca bilgi alabilirsiniz.

Anadolu Avukat İş Kazası Testi



# sorudan #. soru.

İş kazası 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu‘nda yazdığı üzere temel olarak şöyle tanımlanır:

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) İş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

yaşanan kazalardır.

Resmi Gazete

Tabi ki hukukun ve kanunların dilinden anlamak her zaman çok kolay olmuyor. Biz avukatlar olarak hem sizlere bunları açıklamak hem de usul, uygulama konusunda yardımcı olmak için buradayız. Bu yüzden kanunda geçen her şeyi buraya eklemedim ama dilerseniz gidip bakabilirsiniz.

Sizin için iş kazasını oluşturabilecek durumları şöyle açıklayayım:

Eğer işiniz sebebiyle yaptığınız bir iş sırasında başınıza bir kaza gelmişse bu iş kazasıdır. Örneğin;

  • Konfeksiyonda kullanılan makinenin elinize zarar vermesi,
  • İnşaat iskelesinde çalışırken düşüp yaralanmanız,
  • İş yerinde deprem, yıldırım çarpması gibi doğal afetler sonucu uğrayacağınız kazalar,
  • İş yerinde bulunduğunuz süredeki alakalı veya alakasız bir olay sonucu polis veya jandarma ateşinde vurulmanız,
  • İş yerinde yapılan kavga sonucu yaralanma

gibi olaylar iş kazası sayılmaktadır.

Bu noktada açıklamak gereken bazı hukuki durumlar var. Yapılan kazaların işle alakalı olup olmaması, istisna durumlar kanunda yer almadığında nasıl değerlendirildiği ve iş kazalarında işverenin suçu olup olmaması gibi durumları açıklamadan hangi olayların iş kazası olarak sayıldığından tam olarak emin olamayız.

İş Verenin Suçlu Olmadığı Durumlarda İş Kazası

Doğal afet, beklenmedik olaylar veya çeşitli sebeplerle herkes zaman zaman kaza geçirebiliyor. İş kazası geçirdim dediğiniz çoğu zaman insanların aklına çoğu zaman iş yerindeki uğraşınızdan dolayı bir olay yaşadığınız algısı oluşuyor.

Oysaki, iş kazalarında da bazen işinizle alakasız durumlar sonucu kaza geçirebilirsiniz. Aynı şekilde alınan önlemler yeterli olsa bile kaçınılmaz bir şekilde iş kazası geçirebilirsiniz.

Yargıtay kararları ve kanunlar doğrultusunda, bu durumlarda iş veren;

  • Gerekli önlemleri almışsa,
  • İhmalkarlık yapılmamışsa,
  • İş ile alakasız bir kaza geçirmişseniz

bile, geçirdiğiniz kaza iş kazası olarak değerlendirilir.

İş yerinin suçlu bulunduğu durumlarda iş yerine tazminat davası açılması mümkün ancak iş yerinin suçlu olmadığı durumlarda da devletin sağladığı bir sürü imkandan faydalanabiliyorsunuz.

Bu yüzden iş yerinin suçsuz olduğu durumlarda dahi iş kazasını tespit ettirmeli ve buna göre haklarınızı talep etmelisiniz.

Sigortasız Olarak Çalıştığım Yerde İş Kazası Geçirdim

Çalıştığınız yerde sürekli olarak, aylık, haftalık, günlük hatta birkaç saatliğine bile bulunuyor olabilirsiniz. Sadece birkaç saatliğine yapacağınız işlerde bile iş verenin size sigorta yapma zorunluluğu bulunuyor.

Diyelim ki iş veren sizi sigortasız olarak çalıştırdı ve bu süre içerisinde başınıza bir kaza geldi.

Korkmanıza hiç gerek yok! Bu durumlarda başınıza gelen olaylar da iş kazası olarak değerlendirilmekte. Ancak diğer işçilerin tanıklığı, olaya dair somut kanıtlar ve benzer şekillerde bu olayın iş kazası olduğunu tespit ettirmelisiniz.

Burada sıkça karşılaşılan bir durumun önüne geçmek isterim. Yaşanan iş kazaları sonrası iş verenler çalışanlarına büyük sözler verip şikayetçi olmamaları için kendilerini ikna edebiliyor.

İş verene karşı bir dava açmayacak olsanız bile, bu hakkınızı saklı tutmak için iş kazasını kayda geçirmelisiniz. Aksi halde, elinizde böyle bir şans kalmayacak ve hakkınızı kaybetme durumuyla karşı karşıya kalacaksınız.

İş Yeri Dışında Geçirilen Kazalar

Bir kazanın iş kazası olması için illa çalıştığınız yerde olması gerekmiyor. Örnek vermek gerekirse;

  • İş yerine servisle gidiyorsanız ve trafik kazası geçirmişseniz,
  • İş veren sizi bankaya, muhasebeye yollamış ve ofis dışında kaza geçirmişseniz,
  • İş saatleri içerisinde, iş sebebiyle ofis dışında bulunduğunuz bir sürede kaza geçirmişseniz

iş kazası geçirmiş sayılırsınız. Bu iş kazaları işle alakalı olmayabilir.

İş saatleri içerisinde tamamen iş verenin ve çalıştığınız yerin mesuliyeti / sorumluluğu altında kabul edilirsiniz. Bu yüzden işinizle doğrudan ilgili olmasa bile iş yeri dışında geçirdiğiniz kazalar da iş kazası olarak kabul edilir.

Deprem, Yıldırım Çarpması Gibi Doğal Afetler Sebebiyle İş Kazası Geçirdim

Yargıtay kararları sonucunda doğal deprem, heyelan, tsunami, yangın ve yıldırım çarpması gibi doğal afetler sonucu işte geçirdiğiniz kazalar da iş kazası olarak değerlendirilmektedir.

Kanunların yorumlanması ve hakimler tarafından karara bağlanması aşamasında Yargıtay önemli bir rol oynar. Bu durumda daha önce yaşanmış benzer bir olayda yargıtayın nasıl bir karar verdiğine bakılır. Emsal davada verilen karar doğrultusunda da hakim benzer veya aynı kararı verir.

Örnek olarak incelemek gerekirse “İş Kazasında Ölüm” ile ilgili olarak yargıtay şöyle bir karar vermiştir:

“Anne babaya ölüm geliri bağlanmamış olması annenin-babanın çocuklarının bakımına ihtiyaçları bulunmadığı sonucunu doğurmayacaktır. Anne babaya ölüm geliri bağlanmamış olması destek ilişkisinin ve buna bağlı olarak destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının varlığına bir engel teşkil etmeyecektir. Bununla birlikte anneye-babaya ölüm geliri bağlanması, destek ilişkisinin varlığı yönünden olmasa da tazminatın hesabında dikkate alınacaktır. SGK tarafından çocuklarının ölümü nedeniyle yapılan ödemeler ve bağlanan gelirin Kurum tarafından rücu edilebilen kısmı, belirlenen destekten yoksun kalma tazminatından indirilebilecektir.” (HaberTürk)

Yargıtayın bu kararı iş kazasında ölen (Örneğin: Soma Faciası) kişilerin ailelerine gelir bağlanmasına yönelik önemli bir karardır. Hakimler de davada karara varırken bu kararı gözeterek sonuca ulaşır.

Doğal afetler konusundaki yargıtay kararlarına göre ise:

  • İş yerinde yıldırım çarpması,
  • İş yerinde depremde enkaz altında kalmak veya yaralanmak,
  • İşe giderken veya iş yerinde sel felaketine uğramak

gibi olaylar iş kazası sayılmıştır.

Başıma Farklı Bir İş Kazası Geldi

Eğer hala geçirdiğiniz kazanın iş kazası olduğundan emin değilseniz veya;

İş kazası sonucu haklarınızı öğrenmek ve detaylı bilgi almak istiyorsanız, avukatlarımıza soru sorabilirsiniz

yargı reformu paketi

1. Yargı Paketi Neler Getirdi?

Yargı sistemi bir ülkenin en temel varlığıdır. Ülkemizde yargıda yaşanan düzensizlikler aksaklıklar gün geçtikçe artmakta. Bu artışa bir dur demek, belli başlı düzensizliklere bir çözüm üretebilmek adına geliştirilen ve geçtiğimiz gün itibariyle yürürlüğe giren yargı reformu paketi oldukça yankı uyandırdı.

Birçok konudaki hukuksuzluğa ve ihtiyaç duyulan noktalarda değinen bu paketle bizi neler bekliyor, iyileştirmeler neye yarayacak? İşte yargı paketiyle ilgili bilmeniz gerekenler!

1. Yargı Paketinin İçeriği

Yargı paketi kapsamında gelen değişiklikleri madde madde açıkladık. Önemli başlıklar arasında basit yargılama usülünün yaygınlaştırılması, bazı suçlarda ertelemeye gidilmesi gibi değişiklikler yer alıyor.

Yargı Paketinin Getirdiği Değişimler

  1. Avukatın Zorunlu Katılımı İle Yargılamanın Hızlı Yapılması

    Yapılacak olan bu uygulama ile asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren yani 10 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren dava ve işlerin büyük çoğunluğunda bir avukat ile yargılamada temsil edilen şüpheli konumundaki bireyin Cumhuriyet Savcısı ile anlaşma yaparak muhakemenin yani tüm bu yargılamanın çok daha hızlı ilerlemesi hususunda bir düzenleme getirildi.
    Uygulamaya göre savcı ile şüpheli arasında avukat huzurunda şüpheli kabul ederse bir anlaşma yapılacak. Savcı söz konusu suç hakkında kanunda belirtilen sürelere göre seçeceği asıl ceza miktarı üzerinden yarıya kadar bir indirim yaparak uygulanacak cezayı belirleyecek ve hatta gerekli hallerde belli suçlarda yer alan erteleme kurumuna başvurarak kişinin cezasını erteleyebilecek.
    Hedeflenen asıl şey hem vatandaşın yargılamada uzun süre mağdur olmasını engellemek, hem de dava sayılarını azaltmak. Böylelikle daha hızlı ve doğru sonuçlara ulaşılabilecek.avukatın katılımı ile hızlı yargı

  2. Basit Yargılama Usulü ile Yargılama Uzamayacak

    Basit yargılama usulü işlemlerin daha hızlı ilerlediği bir yöntem olup bu döneme kadar hukuk davalarında kullanılmaktaydı. Ceza davalarında ise yargı reform paketi ile hayatımıza giren bu yol ile asliye ceza mahkemesi tarafından savcının hazırladığı iddianamenin kabul edilmesinin ardından adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilecek.
    Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği hallerde mahkeme tarafından daha evvel savcının hazırladığı iddianame muhakemede yer alan sanık, mağdur ve şikayetçiye tebliğ edilecek. Bu tebliğin ardından beyan ve savunmalarını 15 gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenecek. Bu yolla yargılamanın daha hızlı yapılması hedefleniyor. Ceza yargılamaları mağduriyetin gerek mağdur gerek sanık açısından en çok yaşandığı alan. Zira masumiyetin ispatlanması uzadıkça tutukluluk süresinin uzunluğu bir hak kaybına neden olmakta. Aynı şey mağdur olan kişinin hakkının korunması bakımından da oldukça önemli. Bu açıdan basit yargılama usulü büyük ölçüde hak kayıplarını giderecektir.

  3. Temyiz Edilebilecek Kararlara Daha Geniş Sınırlar Çizildi

    Temyiz, yargılamada başvurulan bir kanun yoludur. Mahkemelerin verdikleri açık bir şekilde yanlış ve kanuna aykırı şekilde ortaya çıkmış olan kararların düzeltilmesini amaçlayarak belli başlı kararların bir üst mercii olan Yargıtay’a taşınmasına temyiz denir.
    Temyiz, istinaf mahkemesinin vermiş olduğu bozma kararı dışında kalan hükümlerinin tekrar incelenmesi için davanın taraflarına verilen bir kanun yoludur. Yapılan yenilik ile;
    – Hakaret
    – Cumhurbaşkanına hakaret
    – Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit
    – Suç işlemeye tahrik
    – Suçu ve suçluyu övme
    – Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama
    – Kanunlara uymamaya tahrik
    – Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
    – Türk Milleti’ni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama
    – Silahlı örgüt kurma
    – Halkı askerlikten soğutma
    Terörle Mücadele Kanunu’nun 6’ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7’nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar
    Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31’inci maddesi ve 32’nci maddesinde yer alan suçlarda verilen hükümler artık İstinaf kanun yoluyla yani bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde kesinleşmeyecek.
    Bu suçlara ilişkin verilen kararlara karşı Yargıtay’a temyiz başvurusu yapılabilecek. İstinaftan daha üst bir merci olan Yargıtay, böylelikle bu katalog suçlar hakkında daha kesin ve geçerliliği olan kararlar verecek ve bunlarla da daha özgün içtihatlar meydana gelecek. Bu yol aynı zamanda vatandaşın hak arama özgürlüğünü bir adım daha ileriye taşıyacak.

  4. Yargılamada Mağdurların Hakları Artık Daha Güçlü

    Yargı reform paketindeki bir diğer değişiklik de yargılamalarda mağdurların daha fazla mağduriyet yaşamaması adına getirildi. Özellikle direkt olarak kişinin psikolojik olarak etkilendiği ve yüzleşemediği durumlarda daha fazla travmatik duruma sebep olmamak adına yapılan çalışma oldukça önemli.
    Kanundaki cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarına ilişkin davalarda mağdur haklarında güçlendirmelere yer verildi.
    Normalde sanıkla yüzleşmesinde sakınca olduğu düşünülen hallerde, adli görüşme odalarında baskıya maruz kalarak, kendini daha kötü hissetmesine sebep oluyordu.
    Düzenlemeye göre Cumhuriyet savcısı veya hâkim tarafından sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocuk veya mağdurların olay hakkındaki yargılamaya yön veren ifade ve beyanları özel ortamda, uzmanlar aracılığıyla alınacak.

  5. Siteye Değil İçeriğe Erişimin Engellenmesi

    Siteye değil de içeriğe erişimin engellenmesi oldukça önemli bir husus.
    Gerek ülkemizde gerekse dünyada kullanılan bir çok web sitesine erişim engellenmiş durumda. Bunların başında bir çok araştırma sitesi ve sosyal siteler var. Bu sitelere barındırdıkları belli başlı içeriklere erişilmemesi amacıyla genel bir engel var.
    Bu uygulamayla sitenin tamamına erişim değil yalnızca sorun teşkil eden içeriğe erişim yasağı olacak. Böylelikle ulaşmak istenen içeriklere sitelere rahatça ulaşılabilecek ve sadece uygun olmayan içerikler yasaklanmış olacak

  6. Soruşturmada Tutukluluk Süreleri Azaldı

    Tutukluluk süresi oldukça mağduriyet yaratan bir diğer husus olarak uygulamada yer alıyor. Yargılama yapılırken tutuklu yargılanan kişilerin akıbeti hakkında karar verilene dek tutuklu beklemeleri hem ciddi bir zaman kaybına hem de geniş açıdan bakarsak masumiyeti ispatlanacak olan bireylerin ya da onların ailelerinin ekonomik, sosyal, manevi kayıplarına neden oluyor.
    Yapılan yeni düzenleme ile soruşturma aşamasında, ağır ceza mahkemesi alanına girmeyen suçlarda tutukluluk süresi 6 ayı geçemeyecek. Ağır ceza mahkemesi alanına giren suçlarda ise bu süre en fazla 1 yıl olacak.
    Devlete karşı işlenen suçlarla, Terörle Mücadele Yasası kapsamındaki suçlarda tutukluluk süresi en fazla 1 yıl 6 ay olacak ve 6 aylığına bir kez uzatılabilecek.
    15 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda bu süreler yarı oranında, 18 yaşından küçüklerin işlediği suçlarda ise dörtte üç oranında uygulanacak. Böylelikle bireyler artık haklarında yargılama yapılırken daha kısa süre tutuklu kalacağından yargılamada da hızlılık meydana gelecek.

  7. Haber verme sınırlarını aşmayan açıklamalar suç olmayacak

    Yapılan bir başka düzenleme ise kaynağını Terörle Mücadele Yasası’nda yapılan değişiklikten alıyor. Buna göre haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaların suç oluşturmayacağı hükme bağlandı.
    Yani bireylerin beğendiği durumlara övgü ile yorum yapmaları kadar hoşnut olmadıkları hallerde de kendi düşüncelerini ifade ederek eleştirmelerinin bir suç olamayacağını ele alıyor.
    Mevcut hukuk düzeninde zaten yer alması gereken yer aldığına inanılan bu hüküm aslında uygulamada yaşanan düzensizliklerin üstünü çizmeye bir uyarı yapma niteliğinde görülüyor.

  8. Üç yıl ve altı hapis cezası öngörülen suçlarda erteleme

    Cumhuriyet savcısı, kanunda suç karşılığı olarak üst sınırı 3 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen açılması beklenen ve gereken kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine karar verebilecek.
    Böylelikle bireyler hakkında kanunda yer alan yaptırımı az olan suçlardan ötürü dava açılması, hüküm verilmesi gibi hususların dışında tutulacak.
    Bu düzenleme uzlaştırma ve ön ödeme kapsamındaki suçlar, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından veya kamu görevlisine karşı işlenen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ise kapsam dışında tutularak yapılacak.

Bütün bu değişiklikler bir yargı paketi altında meclisten geçti ve onaylandı. Yargı reformu kapsamında daha köklü değişiklikler de yolda ve 2. yargı paketi hazırlıkları sürüyor. Konuyla ilgili gelişmeler oldukça aktaracağız. Daha detaylı bilgi almak için avukata sor hizmetimizden de faydalanabilirsiniz.

Yargı paketinin içeriğini sizler için açıkladık. Yargı paketinin içeriğinde sadece avukatları ilgilendiren değişiklikler de bulunuyor, bu değişiklerle ilgili haber sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Yargı paketindeki değişiklikleri daha detaylı incelemek isterseniz Barolar Birliği’nin paylaştığı broşüre göz atabilirsiniz: 1. Yargı Paketinin Getirdikleri

Don`t copy text!