İstanbul'dayız

Üsküdar, İstanbul

Eposta Adresimiz

anadoluavukatofisi@gmail.com

Telefon Numaramız

0538 843 37 77

Ziynet Eşyası İadesi Davası Nasıl Açılır?

Ziynet Eşyası İadesi Davası

Ziynet Eşyası İadesi Davası Nasıl Açılır?

            Türk kültüründe düğünde altın takmak, oldukça önemli bir konudur. Neredeyse her düğünde hem kadına hem de erkeğe çeşitli ziynet eşyalar takılmaktadır. Ziynet eşyası iadesi davası da genellikle eşler arasındaki boşanma sürecinde gündeme gelen bir konu olarak dikkat çekmektedir. Bu nedenle genel olarak boşanma davası ve boşanma davasını takrip eden süreçte talep edilmektedir. Fakat herhangi bir boşanma durumu söz konusu olmasa dahi düğünde takılan takılar kadının kişisel eşyası olarak kabul edildiği için kişisel bir eşyanın iadesini talep etmek üzere boşanma davasından bağımsız bir dava açmak mümkündür.  

            Ziynet eşyaları ile ilgili gerekli düzenlemeler Medeni Kanun’un ikinci kitabında oldukça açık bir biçimde düzenlenmiştir. Ziynet eşyalarının iade edilmesini talep eden taraf, eşine Aile Mahkemeleri aracılığıyla ziynet eşyası iade davası açabilmektedir.

                        Boşanmada Ziynet Eşyalarının İspatı Nasıl Gerçekleştirilir?

            Ziynet eşyalarının iade edilmesini talep eden eş, iddiasını ispat etme yükümlülüğü altındadır. Yani bu davalarda ziynet eşyalarının ispatı durumu söz konusudur ve mecburidir. Bu durumda ziynet eşyası talebinde bulunan kişinin, ziynet eşyalarının kendisine ait olduğunu ve karşı tarafta kaldığını açık bir şekilde kanıtlamalıdır. Aksi durumda ziynet eşyaların iadesi mümkün olmayacaktır.

            Fakat ziynet eşyası iadesi davalarını pratikte değerlendirdiğimizde, her iki tarafında iddiaları karşılaştırıldığında hangi tarafın ispat etme yükümlülüğü altında olduğunu tespit etmek her zaman için kolay olmamaktadır. Mahkemece olağan olarak kabul edilen durum ziynet eşyalarının evde saklanmış ya da muhafaza edilmiş, kadının üzerinde taşınıyor halde bulunmasıdır. Ziynet eşyası olarak kabul görmekte olan eşyaların erkeklerin malvarlığı olarak görülmesi, hayatın olağan ve normal akışına ters bir durum olarak değerlendirilmektedir.

Söz konusu ziynet eşyaları rahatlıkla taşınabilecek, evden dışarı çıkartılabilecek eşyalardır. Bu nedenle bunları ziynet eşya iade davası açmadan önce ziynet eşyanın ev dışına çıkartılıp saklaması her zaman mümkün olarak kabul edilmektedir. İhtimaller dahilinde görülmektedir. İşte tam olarak bu ve bunun gibi nedenlerden dolayı ziynet eşya iadesi talep eden tarafın iddiasını net bir şekilde kanıtlaması gerekir. Ziynet eşyalarının iadesini isteyen kadın, ziynet eşyaların zorla elinden alındığını ya da kullanımına engel olduğunu mahkemeye kanıtlamalıdır. Aksi durumlarda mahkeme iddiayı doğru kabul etmeyecek ve bu doğrultuda bir karar verecektir.

                                   Ziynet Eşyası İadesi Davası Ziynet Eşyalarının Değeri Nasıl Hesaplanır?

            Düğünde takılmış olan takılara yönelik talepte bulunan ya da talepte bulunma düşünesi içerisinde bulunan kişilerin en çok merak etmekte oldukları konulardan birisi olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bu altınların değerinin nasıl hesaplanacağı da son derece merak edilen bir konu olarak merak ediliyor. Düğün esnasında takılan ziynet eşyalarının değeri bilirkişi tarafından hesaplanmaktadır.

            Ziynet eşyalarının iadesi talebinde bulunacak olan ya da bulunan taraf, mahkemeye ziynet eşyalarının miktar, cins ve değerini belirtmelidir. Daha önce de ifade etmiş olduğumuz gibi söz konusu miktar, değer ve cins davacı kişi tarafından kanıtlanmalıdır.

            Düğünde takılan takılar, konunun uzmanları tarafından kabul edilen bilirkişiler tarafından ispatlanacaktır. Dava dilekçesinin ekinde davacı tarafından düğüne ait videoları mahkemeye sunmalıdır. Eğer takıları ispat edecek nitelikte video bulunamadıysa, düğün fotoğrafı da kabul edilmektedir. Bilirkişiler ise dosyaya sunulan ve ispat edilebilen görüntüler doğrultusunda gerekli hesaplamaları gerçekleştirecektir. Altınların hesaplanması konusunda uzman olarak kabul edilen kişi genellikle kuyumcudur. İlk olarak düğünde her iki tarafa da ne kadar altın takıldığı, bu takılan altınların cinsi ve türünü, maddi değerini ve toplam miktarını içeren detaylı bir rapor hazırlayacaktır. Bilirkişi, düğünde taraflara takılan tüm takıların miktar ve cinsini sıralamasının ardından tüm bu ziynet eşyalarının maddi değerinin hesaplanmasını tamamlayacaktır.

                                      Boşanmadan Sonra Ziynet Eşyaları Kime Aittir?

            Gelin ve damada düğün hediyesi niteliğinde olan ziynet eşyalarının eşlerden hangisine ait olacağı birçok kişi tarafından cevabı merakla beklenen bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Kadına özgü nitelik taşımakta olan ziynet eşyaları; kadın ve erkek arasında bir anlaşma (eğer kadın bir anlaşmanın olmadığını iddia ediyor ise anlaşma, erkek tarafınca ispat edilmelidir.), bu konuyu da kapsamakta olan bir yerel adetin bulunmaması durumlarında kadın eşe bağışlanmış olarak kabul edilmektedir. Ziynet eşyaların hangi eşe takılmış olduğunun bu konuda herhangi bir ehemmiyeti bulunmamakla birlikte takılan ziynet eşyaları kadının kişisel malı olarak değerlendirilmektedir.

            Bu noktada kadınlara yönelik özelliklere sahip olan takılar, erkek tarafına takılmış olsa dahi kadının eşyası olarak kabul görmektedir. Bilirkişi ve eski eşlerin uzlaşması durumunda toplam tutar hesaplanır. Bu noktada davacı tarafının talep etmesiyle birlikte iadesi gerçekleşecek ziynet eşyaların toplam değeri, dava tarihinden sonrasını kapsayacak şekilde yasal faize tabi tutulabilmektedir. Bu durumda davacı tarafının talebi olmadığı müddetçe yasal faiz uygulaması mahkeme tarafından dayatılmayacaktır.

                                    Boşanma Davasında Çeyiz Eşyaları Kime Aittir?

            Boşanma davalarında takılan çeyiz eşyalarının sahibi tıpkı ziynet eşyada olduğu gibi kadına ait olarak kabul edilmektedir. Çeyiz eşyalarına ilişkin süreçte tıpkı ziynet eşyalarınınki gibidir. Eğer boşanma davasının sonuçlanmasıyla birlikte çeyiz eşyaları ortada bulunmuyor, kaybolmuş vs. ise bilirkişi raporunda belirtilen değer, nakdi olarak davacı tarafına ödenecektir. Bu hususta tarafları belirleyecekleri avukat ile davalarını takip edebilirler.

Yazımızı Beğendiniz mi?

Bu yazıyı puanlayın

Ortalama puan / 5. Oy sayısı:

Av. Aytaç Kındır
Av. Aytaç Kındır

Lise öğrenimini Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamlayarak akabinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Lisans eğitimi esnasında Hukuk Klinikleri biriminde gönüllü olarak hizmet vermiş ve hukuk pratiğini geliştirmiştir. Halen, Anadolu Üniversitesi'nin Yönetim Bilgi Sistemleri Bölümü'nde ikinci üniversite öğrenimine devam etmektedir. İstanbul Barosu Kişisel Verilerin Korunması Komisyonu Üyesidir. İşveren ve İşveren Vekili İçin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Sertifikası sahibi olup İş Hukuku, İşçi/İşveren vekilliği ve Şirketler Hukuku alanında birçok seminer ve eğitime katılmış ve müvekkillerine hizmet vermektedir. İngilizce ve Fransızca bilmektedir.

Don`t copy text!